Gazete – Bankalardan Kaybolan 100 Milyon TL

Bankalardan Kaybolan 100 Milyon TL

Ülkemizde 6 Adet çok uluslu Şube Bankası ve 14 adet Yerel Banka var… Kıbrıs Türkü ülkeden çıkan her kuruşun hesabını sormak zorunda. Çünkü kapalı bir ekonomide ülkeden çıkan paranın dönüşü yok!

Şube Bankaları Kıbrıs Türkü’nün mevduatlarını toplarken çok düşük mevduat faizi ödüyor. Buna karşın kredi verirken Yerel Bankalar’dan hiçbir farkları yok!

Bu yolla Şube Bankaları her sene 100 Milyon TL’yi KKTC dışına çıkarmakta!

Bu rakamın karşılığı çalışan başına senede 1,000TL! Her sene Kıbrıs Türkü çok uluslu bankalara kendi devletinin de desteği ile ‘’Yardım’’ ediyor! Adı ‘’Yardım’’ çünkü karşılığında Kıbrıs Türkü’nün aldığı hiçbir şey yok… Zavallı dev bankalar eminiz çok mutlular…

TMT’li yıllarda ülkeye gelen subayların Şube Banka personeli olarak görev yaptıkları doğru. Türkiye merkezli Şube Bankaları’na milli duygular besleyebilirsin.. Anavatan’a giden para gene Kıbrıs Türkü’ne geri dönecektir diyebilirsin…

Bu yüzden ufak bir hatırlatma yapmalı…

Garanti Bankası’nın %40’ı İspanyol BBVA’nın, Türk Ekonomi Bankası’nın %50’si Fransız BNP Paribas’ın, HSBC Bankası’nın %100’ü İngilizler’in…

İngiltere’ye gittiğinizde yollara iltifat edeceğinizde aklınıza gelsin. O YOLLARDA SİZİN DE PARANIZ  VAR… Anayol olmasa da Enfield’de bir sokak yapmışızdır…

Şube Bankaları Kıbrıs Türkü’nün sırtından nasıl anormal karlar kazanmakta? Bu paralar cebinizden nasıl çıkıyor? En önemlisi kimse bu duruma dur demeyecek mi?

KKTC’ye İzolasyonlar Bahane, Karlar Şahane!

Şube Bankaları ucuza topladıkları paraları ucuz kredi ile halka dağıtmıyor… Sorunun temeli burada… Günün sonun cebinden çıkan para bu çok uluslu bankaların hissedarlarına pay ediliyor.

Benim bankam yerel deyip kurtulamazsın. Yerel bankanız, yabancı banka ile yarışmak için misliyle personel çalıştırıyor. Bu maliyetleri sana bir şekilde yansıtmak zorunda…

Benim kredi borcum yok, olan düşünsün demeye de hakkın yok! Cüzdanında kredi kartıyla geziyorsan bu senin de sorununuz. ..

Şube Bankalarının haksız kazancı hepimize yansıyor. Bu maliyetler hesap işletim ücretiyle, kredi kartı komisyonlarıyla, havale masrafıyla bir şekilde yolunu buluyor…

Şube Bankalarının Kazancı Neden Haksız?

Finansla hiç ilginiz alakanız olmasa da faiz oranlarıyla mutlaka günlük hayatınızda karşılaşmışsınızdır.

Bu yazıyı yazdığım sıralarda mevduat faizlerinde Şube Bankaları ile Yerel Bankalar arasında %2-%3’lük bir fark var

Bu rakamı kısa bir internet araştırması ile teyit edebilirsiniz.

Bütün Ev ve Araba satışlarının Sterlin ve Euro ile yapılıyor. Döviz mevduat faizlerinde fark daha da büyük. Şube Bankaları neredeyse %0 faizle paranızı alırken, yerel bankalar %3 ve üzerine faiz vermeden mevduat toplayamamakta.

Şube bankalarındaki 4.3 Milyar TL’lik mevduat var. Mevduat faizi farkıyla Şube Bankaları her sene 100 Milyon fazladan kar elde ediyor.

Eğer bu para halka geri düşük faizli kredi ile dönseydi hiçbir şikayetimiz olmazdı. %1’den topladığı Sterlin’i Halka senelik %5’den borç verseydi bizim için sorun olmazdı. İngiltere’deki gibi biz de 25 senede ev sahibi olurduk…

Bankaların 2016 Yılı’na ait mali verileri henüz yayınlanmadı. ..

Ancak en son verilere göre yerel bankaların kredi kazançları ile şube bankaları arasında bir fark yok! 2017’de de ses çıkarmazsak tablo değişmeyecektir.

Eğer daha önce kredi kullandıysanız, yerel ve şube bankaları arasında kredi maliyetinde fark olmadığını zaten biliyorsunuz.  Siz kullanmadıysanız kredi borcu olana sorun.. Ödedikleri faiz oranını ezbere bileceklerdir!

Parayı ucuza topladıkları için, kredi verirken de en ballı müşterileri Şube Bankaları toplamakta…

Şube Bankalarında ödenmeyen kredi oranları Yerel Banka’ya göre yarı yarıya daha düşük! Bu yüzden 100 Milyon Yıllık kayıp muhtemelen iyimser bir tahmin!

Şube Bankaları topladıkları parayı Kıbrıs Türkü’ne geri veriyor mu?

Şube Bankaları’na 330 Kişilik İstihdam

Düşük faizle para topladığı Kıbrıs Türkü’ne yabancı bankaların hiç mi faydası yok? En azından istihdama katkıları var diyeceksinizdir.

Yerel Banka ile Şube Bankası personel sayılarına baktığınızda tablo değişmiyor!

Şube Bankaları KKTC’deki bankacılık sektörünün %30’una hükmetmekte… Hem mevduat hem de kredi olarak… Buna karşılık çalışan banka personelinin ise sade %18’ini istihdam etmekte.

Yerel bankalar ile aynı istihdamı yapması için Şube Bankalara 330 kişi daha lazım.

KKTC Devleti’nin bir senede yaptığı istihdam ortalama 300 kişi.

Şube bankalarından istediğimiz KKTC Devleti gibi olmaları değil. Ama en azından  kendi rakibi olan Yerel Bankalar ne yapıyorsa aynısı yapsınlar… Topluma aynı oranda geri versinler.

Halkın böyle bir talebi olursa Şube Bankaları da kendini savunmak için ‘’Biz zaten sunduğumuz hizmet için bu personeli istihdam ediyoruz. Bu istihdamın bir kısmı İngiltere’de, Türkiye’de, Fransa’da ….’’ Gibi savunmaya geçmeleri muhtemel.

O zaman bizim de hakkımız Eşitlik istemek!

Kıbrıs müzakerelerinde üstüne basa basa istediğimiz siyasi eşitlik günün birinde diğer tarafa ezilmemek için. Şimdi egemenliğimiz altında niye kendimizi ezdiriyoruz?

Uluslararası 6 Banka KKTC’de özgürce para toplayıp hissedarlarına aktarabiliyor. Peki kaç KKTC Bankası Yurtdışında benzerlerinden farksız bir şekilde işlem yapıyor?

İngiltere’de faaliyet gösteren bir yerel bankamız ve bir Türkiye temsilciliği olan Yerel Bankamız haricinde Yurtdışı temsiliyetimiz SIFIR!

Şube Bankaları Bizi Dünya’ya Bağlıyor (mu?)

Dünya Bankacılık sistemi neredeyse tamamıyla entegre. Dünya’nın bir ucundan diğerine para göndermek iki tıkla gerçekleşiyor.

Bu sistemin çalışması için birçok aracı şirket görev almakta…

KKTC’de faaliyet gösteren tüm Yerel Banka’lar Türkiye merkezli bir bankayla ortaklık kurmak zorunda. Tanınmamışlığın getirdiği bir mecburiyet… Aksi halde Yerel Bankalar için dünyanın dört bir yanına para transferi hayal.

Çok uluslu bankaların Kıbrıs Türkü uğruna cansiparane çalışmakta olduğunu düşünmeyin.

Yerel bankalar her yurt dışı transferi için ciddi komisyonları bu çok uluslu bankalara ödemekteler…

Yerel bankaları sadece Türkiye tanıdığı için gidip kendi yurtdışı bağlarını kurma şansları da yok!

Dedik ya izolasyonlar bahane, karlar şahane

Elimiz kolumuz bağlı mı?  Bu güne kadar neden hiçbir şey yapılmadı?

Zarardan dönmenin tam zamanı

Gururla politikacılar dile getiriyor: 93 Bin öğrenci 1 Milyon Turist ağırlayan KKTC diye.

Bu gelen yolcular ve öğrenciler kimin bankasını kullanıyor? Yerel Bankaları mı? Yoksa kendi ülkelerinde faaliyet gösteren, Televizyonda reklamları çıkan Bankaları mı? Cevabı ortada…

Halkın isyanı ve yabancı yatırımcıya öcü gözüyle bakması da bu yüzdendir…

Yurt dışından gelen misafiri yurtdışından gelen yatırımcı ağırlıyor. Yatırımcı daha sonra parayı alıp istediği ülkeye çıkarıyor.

Sene sonu geldiğinde KKTC devletinin maaş ödemeye parası yok… Yolları tamire parası yok…

Kıbrıs Türkü bu düzene destek verecek kadar enayi değil!

Zararın bir kısmından dönmek mümkün. Emsalleri ortada…

İlk örnek iletişim sektöründen…

Bu ülkede GSM operatörü hakkına sahip iki şirket var. Biri Londra borsasında işlem gören İngiliz Vodafone diğeri New York borsasında işlem gören büyük ortağı İsveçli ama adı ‘’Türk’’ Turkcell.

Bu iki firmanın yerel rakibi yok… Olması da güç… GSM Operatörlüğü ciddi yatırım gerektiriyor.

Know-How’ı getirecekleri için biz ülkenin anahtarını GSM operatörlerine verip arkamızı dönmedik. Bu iki şirket için ‘’ Özel İletişim Hizmetleri Vergisi’’ çıkardık, yetmedi üzerine GSM görüşmelerinde KDV oranlarını %20’ye çektik. Üzerine sene sonu vergisini de tahsil ettik…

Şube bankalarına ilave vergiler getirmenin tam zamanı…

Bu güne kadar neden kimsesi bu haksız duruma ses çıkarmadı? Milli duygular ile bakabilirsiniz ama çok uluslu finans sektöründe ne MİLLİ var ne de DUYGU.

Tek hedef sene sonu karları…

Kıbrıs Türkü’nün Parasına Kim Sahip Çıkacak?

Şube Bankaları’nın Yerel Rakiplerine göre ne kadar güçlü oldukları ortada. KKTC Merkez Bankası’nın 3 ayda bir yayınladığı bülten’de tüm veriler mevcut.

2005 Yılından itibaren 3 aylık bültene KKTC Merkez Bankası web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Mevduat faizlerindeki farkı görmek için bülten okumaya da gerek yok. Bankaların faiz oranları halka açık. Kafanızı kaldırıp camdan içeri bakmanız yeterli.

Bu bilgiler hepimizin GÖZÜ ÖNÜNDE. En önemlisi Siyasilerin gözü önünde! Onların işi bizim haklarımızı savunmak!

Neden bu güne kadar hiçbir politikacı bu adaletsizliği dile getirmedi?

Ya Kıbrıs Türkü’nün parasını korumak umurlarında değil! Yada hesaptan kitaptan hiç anlamıyorlar!

Sorunu çözmek mümkün

Dilek olay… Senede 100 Milyonluk kayıp! Bu para yolunu çok uluslu banka hissedarlarının cebine kadar buluyor.

Elimiz kolumuz bağlı değil. Şube Bankaları için vergi tasarısını meclisten geçirene kadar beklemeye gerek yok! Şu anda böyle bir tasarı dahi yok!

Çare Rekabet Yasası olabilir…

36-2009 Sayılı Rekabet Yasası Madde 4 diyor ki ‘’ Diğer teşebbüsler ile yapılan eşdeğer işlemlere farklı koşullar uygulayan ve böylece onları rekabet açısından dezavantajlı duruma getiren işlemler… hukuken geçersiz sayılır’’.

Yerel Bankalar’dan farklı işlemler uygulayarak düşük mevduat faizleri ile haksız rekabet yapan şube bankalarının işlemleri hukuken geçersiz! Yasa daha ne kadar açık olabilir!

Aynı yasanın 21. Maddesi’ne göre bu durumdan ekonomik çıkarı olan herhangi bir kişi şikayette bulunabilir.

İhlalin ispatı KKTC Merkez Bankası Bültenleri’nde aşikar… Ekonomik çıkarı olan, banka kullanan tüm Kıbrıs Türk Halkı… Hepimizin bu konuyu siyasilerin önüne götürmeye hakkımız var.

Yasa ortada… Tek gereken irade… O da bizim elimizde! Sessiz kalmayın ve de Şube Bankaları’nın her sene ülkeden 100 Milyon çıkarmasına engel olun.

 

Gorkem Celebioglu
Görkem Çelebioğlu 2006 Yılında Amerika Birleşik Devleti’nden Ekonomi alanında eğitim görmek üzere akademik başarı bursu almıştır. Tam burslu olarak eğitimini ABD’de bulunan Carleton College’de Ekonomi ve Matematik alanında çift anadal yaparak tamamlamıştır. Üniversite’de tezini ABD’nin en büyük endüstriyel şirketlerinden biri olan 3M (Minnesota Mining&Manufacturing)’e ”Üretim planlamasına TS-LARS Analizi ve Neural Networks istatistik modellerinin uygulaması” üzerine yaptı. Carleton College’de aynı zamanda Ekonomi Deparmanı’nda ”Fiyat Teorisi” dersinde Öğretim Asistanı olarak çalıştı. Yüksek lisans çalışmaları için Londra’da Cass Business School’da ”Uluslararası Finans ve Muhasebe” eğitimine devam etti. Çalışmaları sırasında ”Ekonomik Kriz ve Banka Bilançolarına etkisi” üzerine çalışmalar yaptı. Cass Business School’dan Derece ile mezun oldu. Akademik başarısından ötürü Cass Business School tarafından okulu temsil etmek üzere ”Beta Gamma Sigma” Akademik Onur birliğine üye yapıldı. Yüksek Lisans çalışmalarının tamamlanmasına müteakip, dünyanın en büyük 4 Profesyonel Hizmet şirketinden biri olan Ernst&Young LLP Londra Ofisi’nde Finans Hizmetleri departmanında çalışmaya başladı. Çalıştığı süre boyunca Bankacılık, Yatırım Fonu ve Sigorta şirketleri’ne birçok farklı konuda danışmanlık hizmetleri verdi. Ernst&Young LLP -Londra ofisi’ndeki görevinde çalışırken Birleşik Krallık Yeminli Mali Müşavirlik (Chartered Accountant) yetkisini aldı. Müşteri portföyünü İngiltere Borsa’sında işlem gören ilk 100 şirket (FTSE 100) oluşturdu. Çalıştığı süre boyunca İngiltere ve komşu Avrupa ülkelerinde Finans şirketlerine danışmanlık hizmetleri verdi. Danışmanlık alanlarını Denetim, İç Kontroller, Şirket Durum Analizleri, Uluslararası Şirket Yapılanması ve Uluslararası Vergi Hukuğu gibi konular oluşturdu. 2015 yılı ile birlikte Yerli ve Yabancı müşterilerine kendi kurduğu Celebioğlu&Co Chartered Accountants ofisi üzerinden Uluslarası Finans, Vergi ve Denetim gibi konularda danışmanlık vermektedir. Aynı zamanda yerel politikayı yakından takip ederek medya üzerinden görüş ve önerilerini paylaşmaktadır.