Gazete – Tüm KKTC Vatandaşlarına Maaş bağlanacak

Tüm KKTC Vatandaşlarına Maaş bağlanacak

Seçim kazanma uğruna vaatlerinin dozunu kaçıran politikacı söylemi gibi ‘’Tüm KKTC Vatandaşlarına Maaş Bağlanacak’’.

Bundan daha öte seçim vaadi olamaz.. Partili ayrımı yok, işçi/işveren ayrımı yok, bölgecilik ayrımı yok, Anavatancı/Rumcu ayrımı yok, din/dil/ırk ayrımı hiç yok.. Kapıdan girip KKTC kimlik kartını gösteren vatandaşa maaş bağlanacak.

KKTC’nin içinde bulunduğu durumun dünyada eşi benzeri yok. Bu yüzden diğer devletlerin uyguladığı ekonomik politikalar bize ters düşüyor. TC ile imzalanan 2 Yıllık Mali Protokol bize 3 gömlek fazla geliyor.

Tavsiyem şu: Hiç boşuna devlet idaresi ile uğraşmayın, halka maaşı bağlayın ve siz aradan çekilin. Modern ekonomi de bunu getirir. Internet ve bilişim çağında aracılık/komisyonculuk öldü artık. Hantal KKTC Devleti adaya gelen paranın dağıtımında aracı olmayı bıraksın. İşe gidip gelirken yaktığımız benzine ve çevreye verdiğimiz zarara yazık.

Tüm dünyada hız kazanan ‘’Temel Gelir’’ hareketinin ilk uygulanması gereken ülke KKTC. Eğer KKTC devlet hantallığında 2011 yılında bağımsızlığını kazanan Güney Sudan’dan  gerideyse, bizde bazı şeyler çok yanlış gidiyor gemektir.

Temel Gelir Nedir? Diğer bir deyişle ‘’Herkese maaş bağlama’’

Temel Gelir bir ülkenin vatandaşlarına koşulsuz bir şekilde düzenli olarak ödeme yapmasıdır. Bu fikir başka isimlerle de adlandırılabilir: Koşulsuz Temel Gelir, Vatandaşlık Geliri, Ters Gelir Vergisi, Sosyal Temettü gibi… Ana motivasyonu sosyal sorunları aşması için vatandaşa direk olarak ödeme yapılmasıdır.

Temel Gelirin fikrini kim ortaya attı? Kimler destekliyor?

Temel Gelir’in 200 yıllık bir geçmişi var. 20. Yüzyıl’ın başına popülerlik kazanmaya başladığı dönemde yaşanan Dünya Savaşları ve komunizm korkusu bu fikrin hız kazanmasını erteledi.  1960’lı yıllarda Amerika’daki siyahi halkın öncüsü Martin Luther King, Nobel ödüllü düşünür ve yazar Bertrand Russell, Ekonomist Milton Friedman bu düşüncenin savunuculuğunu yaptılar. Hatta Nixon yönetiminde ‘’Ters Gelir Vergisi’’ (Belli bir tutardan az kazanan halkın devletten ilave yardım alması) parlementodan geçti ancak  Senatoya takılarak yasalaşmadı.

Sovyetlerin çöküşünden sonra dünya üzerindeki hükümdarlığını süren kapitalist sistem sorgulanmadı. 2008 Yılında Amerika’da baş gösteren finans krizi kapitalist düzeni ve eksikliklerini tekrardan tartışmaya açtı. Verimsiz devlet harcamalarının önüne geçmek için azaltılan sosyal devlet hizmetleri tekrardan görüşülmeye başladı.

Temel Gelir bu noktada hız kazanmaya ve ciddiye alınmaya başladı. İsviçre’de tüm vatandaşlara Aylık 7,500TL maaş bağlanması önerisi getiren öneri Haziran 2016’da 125,000 Kişi’nin imzası ile referanduma götürüldü. Her ne kadar referandumda başarılı olmasa da, temel sebep aylık ödeme tutarının çok büyük olması, Temel Gelir artık modern ekonomilerin radarındadır.

Finlandiya 2017 yılında çekiliş ile belirleyeceği 2,000 vatandaşına aylık 560 Euro’luk maaş bağlayacak. Sene sonunda Hollanda’nın Utrecht kentinde  250 vatandaşa aylık 960 Euro maaş bağlanacak. İngiltere ana muhalefet ve İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn (Brexit etkisi devam ederse pek yakın bir zamanda yeni İngiltere Başbakanı) geçtiğimiz günlerde Temel Gelir’in İngiltere’ye uygulamak üzere çalışmalara başladığının duyurusunu yaptı.

Herkese koşulsuz maaş hangi kaynaktan gelecek?

Temel Gelir’in ilk kaynağı devletteki bürokrasinin azaltılması ve israfın sona ermesinden gelecek.  Temel gelir ile birlikte kademeli olarak, Sosyal Güvenlik, Vergi muafiyetleri, işsizlik parası, Devlet ihtiyat sandığı, asgari ücret kurallarına gerek kalmayacak. KKTC’deki ilave ekonomik fayda, son yıllarda düşük maaşlar ile yeni çalışanlar istihdam eden Devlete bağlı 70 Daire, 40 kurum ve 28 Belediye birçok çalışanını kaybedecek. Bu da beraberinde Temel Gelir ödemelerine kaynak sağlayacaktır. ‘’Devlet Garantisi’’ artık sadece kamu personeline değil tüm vatandaşa dağıtılacak.

Uzmanlara göre yıllık Temel Gelir kişi başına milli hasılanın %30’u seviyesinde olmalı. Yani KKTC olarak hedefleyeceğimiz kişi başına aylık 1,000TL ödeme yapabilmek. 35,000 özel sektör çalışanı için aylık 35milyon TL, senelik ise 420 Milyon TL’lik  bir kaynak şart.

Harcamalarının %85’i bir şekilde maaşa dönen 3,5 Milyarlık KKTC bütçesinde hedeflediğimiz %12’lik bir verimlilik artışı bu açığı kapamaya yetip artacaktır. Mozambik, Zambia, Sudan’dan daha kötü olan verimliliğimizde %12’lik artış ulaşılabilir bir rakamdır. Yeterki halkı hantal KKTC Devleti’ne çalışmaya mahkum etmeyelim.

Temel Gelir’in faydaları nelerdir?

Temel Gelir Devlet hantallığını azaltacaktır. Birçok devlet çalışanı vatandaşın Devlet desteklerinden hakettiği miktarda faydalandığını kontrol etmek için çalışmaktadır. Devlet desteklerinin Temel Gelir olarak ödendiği bir ortamda kontrol için devlet bürokrasisine gerek kalmayacaktır. KKTC’de zaten etkisi kaybetmiş olan kontrol mekanizmasını hepten gerek kalmayacaktır. 83 Bin Sigortalı çalışanın ortalama sigorta primi asgari ücrete çok yakın bir rakamdan yatması da kontrol sisteminin bittiğinin işaretidir.

Temel Gelir, vergi sistemini basitleştirecektir. Zaruri ihtiyaçları Temel Gelir ile karşılanan halk evine ekmek götürebilmek için Vergi sistemindeki boşlukları kovalamakla zaman öldürmeyecek. Ekonomiye yön vermek için çeşitli vergi kanunları, fonlar ve harçlar ile karmaşıklaştırılan vergi sistemi, Temel Gelir ile birlikte basitleşecektir. Temel Gelir herkese eşit oranda uygulandığından, bu geliri karşılayacak vergi kalemleri de sabit orandaki vergiler ile karşılanabilecektir.

Temel Gelir yolsuzluk, israf ve suistimali büyük oranda düşürecektir. Mevcut Vergi ve Sosyal güvenlik sisteminde, sisteme ödeyeceğiniz tutarlar gelir seviyeniz, medeni durumunuz, çocuklarınızın sayısı ve çalışma saatleriniz gibi farklı değişkenleri temel almaktadır.  Bu kadar fazla değişkeni olan bir sistem ile ‘’Oynamak’’ çok kolaydır.

Temel Gelir, özel sektör çalışanlarının pazarlık elini güçlendirecektir. Özel sektörde sendikalaşma konusunun görüşüldüğü bu günlerde, Temel Gelir çalışanların elini herhangi bir sendikadan daha fazla güçlendirecektir. Çünkü haklarına sahip olmak için sendika üyeliği değil yalnızca vatandaş olması yeterli olacaktır. Çalışanların temel ihtiyaçlarını karşıladığı bir ülkede işverenin maaş haricinde özlük haklarına daha fazla yer vermesi gerekecektir.

Temel Gelir güvencesi yeni girişimlerin önünü açacaktır. Mevcut durumda devlette çalışan bir vatandaş ikinci iş yasağından dolayı özel sektörde herhangi bir atılım yapamamakta. Bu da özel sektörün %66’sının çalışma izinli çalışanlardan oluşmasına sebep olmaktadır. Her ay sabit bir tutarın banka hesabına yatacağını bilen vatandaş vaktini yüksek getirisi olacak beceriler öğrenmeye ve yatırımlar yapmaya ayırabilir. Girişimcilerin önündeki en büyük engel olan başarısız yatırımda ne olacak belirsizliği temel gelir ile ortadan kalkacaktır. Temel gelir uygulaması yapan ekonomilerde girişimcilerin gelirleri %28 oranında artmakta.

KKTC için neden Temel Gelir en uygun çözüm ? Yada Temel Gelir için KKTC neden en uygun ülke?

KKTC’yi Dünya’daki diğer ülkelerden ayrıştıran en önemli özellik izolasyonlar altındaki ekonomik yapısıdır.

KKTC’ye gelen paranın tek bir kaynağı var. Türkiye Cumhuriyeti ile olan ticaret ve devlet ilişkisi KKTC ekonomisinin %90’ıdır.

Tek kaynağı olan bu parayı dağıtmak için ise biz dünyanın en hantal ve karmaşık devlet yapısını kurguladık. Bu kadar karmaşık bir düzeni e-devlet sistemi de kurtaramaz. 10 Bakanlığı, 70 Devlet Dairesi’ni, 40 Devlet Kurumunu ve 28 Belediye’yi, ortalama hükümet ömrü 11 ay olan bir ülkede E-devlete geçiremezsiniz. Bunu başaracak IT personeli Google’da yok.. Bu sistemin bir sistemi yok.

Benzer şekilde Başkanlık sistemi de hükümet ömrünü uzatacak olsa da, tamamı profesyonellerden oluşacak bir kabinenin başa gelmesi mümkün gözükmüyor. New York sonrası çözüm de ufukta gözükmediğine göre bizim sorunun temeline inmemiz gerekmektedir.

Temel gelirin faydaları hantal bürokrasiyi azaltma ve tüm vatandaşların devlet kaynaklarından eşit faydalanması ilkelerine dayanmaktadır. KKTC Devleti’nin kaynağı tek. Türkiye Cumhuriyeti. Siz ne kadar direkt olarak bu kaynağı halkınıza ulaştırırsanız, o kadar fazlası ekonomiye eşit bir şekilde dağılacaktır.

Paranın şeffaf ve eşit bir şekilde halka dağılması toplumu da bir birlikteliğe itecektir. Devlet kaynaklarının eşit kullanılması toplumu birçok farklı kesime bölen adaletsizliklerin önünü kesecektir.Geçim sıkıntısı için seçilmişlere muhtaç olmayacak olan bir halk siyasi yozlaşmayı da beraberinde reddedecektir.

Zaruri ihtiyaçları karşılanan halk, yeni girişimlere atılmaya, kültürel çalışmalar yapmaya ve sesini duyurmaya çalışacaktır. Sus pus devlet dairelerinde günlerini anlamsız evrak işleri ile geçirmeyecektir.

KKTC halkı temel geliri hak etmektedir. İzolasyonlar altında kültürel kimliğini korumaya çalışan bir toplum olan Kıbrıs Türkü, geleceğinin garantisi için olabilecek her türlü desteğe kapısını açacaktır.

Gorkem Celebioglu
Görkem Çelebioğlu 2006 Yılında Amerika Birleşik Devleti’nden Ekonomi alanında eğitim görmek üzere akademik başarı bursu almıştır. Tam burslu olarak eğitimini ABD’de bulunan Carleton College’de Ekonomi ve Matematik alanında çift anadal yaparak tamamlamıştır. Üniversite’de tezini ABD’nin en büyük endüstriyel şirketlerinden biri olan 3M (Minnesota Mining&Manufacturing)’e ”Üretim planlamasına TS-LARS Analizi ve Neural Networks istatistik modellerinin uygulaması” üzerine yaptı. Carleton College’de aynı zamanda Ekonomi Deparmanı’nda ”Fiyat Teorisi” dersinde Öğretim Asistanı olarak çalıştı. Yüksek lisans çalışmaları için Londra’da Cass Business School’da ”Uluslararası Finans ve Muhasebe” eğitimine devam etti. Çalışmaları sırasında ”Ekonomik Kriz ve Banka Bilançolarına etkisi” üzerine çalışmalar yaptı. Cass Business School’dan Derece ile mezun oldu. Akademik başarısından ötürü Cass Business School tarafından okulu temsil etmek üzere ”Beta Gamma Sigma” Akademik Onur birliğine üye yapıldı. Yüksek Lisans çalışmalarının tamamlanmasına müteakip, dünyanın en büyük 4 Profesyonel Hizmet şirketinden biri olan Ernst&Young LLP Londra Ofisi’nde Finans Hizmetleri departmanında çalışmaya başladı. Çalıştığı süre boyunca Bankacılık, Yatırım Fonu ve Sigorta şirketleri’ne birçok farklı konuda danışmanlık hizmetleri verdi. Ernst&Young LLP -Londra ofisi’ndeki görevinde çalışırken Birleşik Krallık Yeminli Mali Müşavirlik (Chartered Accountant) yetkisini aldı. Müşteri portföyünü İngiltere Borsa’sında işlem gören ilk 100 şirket (FTSE 100) oluşturdu. Çalıştığı süre boyunca İngiltere ve komşu Avrupa ülkelerinde Finans şirketlerine danışmanlık hizmetleri verdi. Danışmanlık alanlarını Denetim, İç Kontroller, Şirket Durum Analizleri, Uluslararası Şirket Yapılanması ve Uluslararası Vergi Hukuğu gibi konular oluşturdu. 2015 yılı ile birlikte Yerli ve Yabancı müşterilerine kendi kurduğu Celebioğlu&Co Chartered Accountants ofisi üzerinden Uluslarası Finans, Vergi ve Denetim gibi konularda danışmanlık vermektedir. Aynı zamanda yerel politikayı yakından takip ederek medya üzerinden görüş ve önerilerini paylaşmaktadır.